Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığınca 1967 yılında üç cilt olarak hazırlanan ve birinci cildi “Teftiş Usulleri”, ikinci cildi “Vergi İncelemeleri”, üçüncü cildi “Tahkikat Usulleri” başlığını taşıyan Teftiş Rehberinin birinci cildinin “BAŞLANGIÇ” bölümünde yer alan, esasen bu rehbere de eski teftiş rehberlerinden ithal edilen, genel teftiş ilkelerini konu alan değerli bir metin aşağıda aynen nakledilmiştir. Görüleceği üzere, meslekte geçirilmiş uzun yılların tecrübelerini özetleyen ve Müfettişlik kariyerinin bazı inceliklerini yansıtan bu ilkeler, ana çizgileri itibarıyla günümüzde de geçerlidir.
Ankara, 15 Temmuz 2009
Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı
BAŞLANGIÇ
(Eski Teftiş Heyeti Rehberlerinden alınan bu bölüm, geçmiş yıllarda Teftiş Kurulunda çalışmış eski Müfettişlerin yeni meslektaşlarına sundukları bazı değerli öğütleri kapsamaktadır.
Meslekte geçirilmiş uzun yılların tecrübelerini özetleyen ve Müfettişlik kariyerinin bazı inceliklerini yansıtan bu değerli öğütlerin ana çizgilerinin günümüzde de geçerli olduğu düşünülmüş, dili genç kuşak Müfettişleri için biraz güç olmasına rağmen, bütünlüğünü bozmamak amacı ile, herhangi bir değişiklik yapılmadan aynen nakledilmiştir.)
Maliye Müfettişlerinin vazife ve salâhiyetleri, hariçle ve memurlarla munasebet tarzı, mesai ve istihkak mesaili, Maliye teşkilat kanunu ile Nizamnamesi, Teftiş Heyeti nizamnamesi, muhtelif talimatname ve tahriratı umumiyelerle tayin edilmiştir. Heyete intisap eden arkadaşların evvelâ bu hususatı öğrenmesi lâzımdır. Mamafih teftiş rehberinin başlangıcında teftişin esas hatları üzerinde kısaca durmak faydalıdır.
1- Müfettiş, tetkik edeceği servise ait mevzuatı etrafı ile bilmelidir, mevzuat ve muharreratın servis itibariyle kartonlarda toplanılması ve teftişe başlamadan evvel o servise ait karton muhteviyatının gözden geçirilmesi icap eder. Tecrübeli Müfettişler bile bu şekilde tadilatı takip etmeden ve mevzuatı gözden geçirmeden ciddi bir teftiş yapmak kudretini haiz değillerdir.
2- Bu suretle ne yapılması lâzım geldiğini bilen Müfettiş, ne yapılmış olduğunu da en ince noktaya kadar tayin ve tespit etmek zaruretindedir. Yanlış yapılan bir muameleyi bir kalemde yanlıştır diye reddetmekten ise muamelenin mebdeinden başlayarak nerelerde yanlışlık yapıldığının, ve hatanın nerelere sirayet ettiğinin tayini lâzımdır. Ancak bu suretle yanlışın portesi ve netayici tayin edilebilir.
3- Alâkadar memura sorulmadan, o mevzu üzerinde memurun noktai nazarı anlaşılmadan, tenkit yapılamaz.
4- Aslolan memurun hüsnü niyetidir, ancak deliller muvacehesinde bu hüsnü niyetten şüphe edilebilir.
5- Müfettiş tetkik ettiği her muamelede yanlış ve noksan olabileceğini kabul etmelidir, şüphe-tecessüs-tetkik, müsbet bir kanaata götüren en doğru yoldur. Her işin doğru yapılmış olduğunu mebdede kabul eden nikbin bir düşünüş, teftişin hikmeti vücudu ile telif kabul etmez.
6- Bir serviste muayyen ve ince bazı tenkit maddeleri öğrenilip her gidilen yerde bu mesailin ne şekilde yapıldığını aramakla iktifa etmek yanlıştır. Muhteviyatı ne kadar zengin olursa olsun, yalnız her zaman ve her yerde bulunan observasyonlardan mürekkep olan bir raporun kıymeti yoktur. Teftiş yapılan yerde muamelâtı tetkik edilen servisin en ince teferruatının tatbikini gözden geçirmelidir. Puantaj daima yeni observasyonlar verir.
7- Teftişi, servisin normal işleme şekline uydurmalıdır. Meselâ Gelir Vergisi teftişinde yoklamadan başlayıp tahakkukatın tahsilâta intikaline kadar muamelenin bütün safahatı sırasiyle gözden geçirmelidir.
8- Her servis ayrı ayrı müfredat itibariyle gözden geçirildikten sonra işi bir kere de umumî hatları üzerinden tetkik etmek servisin nasıl işlediğini yüksekten görmek lâzımdır. Meselâ zamanında tekâlif cetvellerini alan, tahsilât akçesini miadında yatıran, tahakkuk ve tahsil kayıtlarını muntazaman defterine işleyen ve zahirde hiçbir eksiği görülmeyen bir tahsildarın aczi dolayısiyle umumî tahsilât nispeti çok düşük olabilir. Kezalik bir verginin muhtelif senelerdeki tahakkuk yekûnları üzerinde durup mukayese yapılmalıdır. Bir yerdeki bütün servisler teftiş edildikten sonra mal dairesinin umumi vaziyetini bir kere de bu suretle tetkik etmek faydalıdır.
9- Tenkitler kanun ve talimatname hükümlerine muhalif olan vaziyetlere hasredilmelidir. Lehinde ve aleyhinde söz söylenmesi mümkün olan mevzularda mantığa müsteniden tenkit yapılmamalıdır. Yahut bu husus pek nadir ahvalde tatbik edilmelidir.
10- a) Raporlarda edebiyat yapmak, lüzumsuz mantık oyunlarına ve tafsillere girmek, muamelenin revşi ve memurla alay etmek caiz değildir. Tenkit maddelerinde vak'a olduğu gibi ve en kısa bir şekilde yazılıp hata tebarüz ettirilir. Bedelicap mukteza tayin olunur.
b) Raporlarda mafevk memura mes'uliyet tevcih eden bir lisan kullanılamaz, icap eden hususatta mafevk memura ayrı bir rapor tebliğ edilir.
c) Raporlarda mümasil vasıfları haiz hadiseler bir maddede toplanır, aynı maddenin muhtelif sene muamelâtı itibariyle tekrarı doğru değildir. Tekerrür eden vukuat için bir başlık yapılıp misaller cetvel suretiyle buraya derç edilir, cetvelde muamelenin senesi gösterilir.
11. Raporlara leyhte ve aleyhte verilen cevapları iyice tetkik etmek lâzımdır. İlâvei mutalâa; Müfettişe ihtilâflı meseleyi verilen cevaplar muvacehesinde yeniden izah imkânını verir. Bu sebeple ilâvei mutalâada, tenkit maddesinde bulunmayan yeni esas ve mesnetler zikredilmemelidir. Kayda müteallik meselelerde Müfettişle memur arasında ihtilâf zuhur ettiği takdirde ilâvei mutalâa yazılmadan evvel mahallin en büyük mal memurundan musaddak kayıt sureti istenir.
Yanlış olarak yapılan tenkitler üzerinde ilâvei mutalâa israr etmemelidir.
12. Cevaplı Raporları vesile ittihaz ederek ilâvei mutalâada servis hakkında Vekâlete karşı tekliflerde bulunmak doğru değildir. Bu mevzuları basit bir raporla müstakilden Vekâlete arzetmek daha müsbet ve emin bir yoldur.
13. Müfettiş kendisinden daha evvel mal sandığında yapılan teftişlere (Müfettiş ve Kontrol Memuru) ait raporları ve bunlar üzerinde yapılan muameleleri behemahal tetkik etmelidir.
14. a) Müfettiş memurla münakaşa etmez,
b) Müfettiş vak'ayı memura izah ettirir, bu arada muamelenin cerayanını öğrenir. Yoklama şekli hariç olmak üzere mevzuat hakkında memurun bilgisine müracaat edilemez.
c) Müfettiş, teftişe tâbi memurlar ve bunların alâkadar olduğu eşhas ile arkadaşlık, samimiyet tesis edemez.
15- Müfettiş gittiği yerlerde şerefi ile mütenasip memur ve şahıslarla temas eder, münasip yerlerde kalır.
16- Müfettiş yalnız kayıt ve defterler üzerinde tetkikat yapmakla iktifa etmez.
Muhit ile temas etmek mal dairesi hakkında kanaat ve malûmat edinmek lâzımdır.
17- Müfettiş gittiği yerlerdeki memurlar hakkında mukaddema tahkikat yapılıp yapılmadığını ve bunun netayicini öğrenmeğe mecburdur. Bu husus sicil cüzdanlarının tetkiki, ve idare âmirleri ile yapılan temaslarla tayin edilir. Bu şekilde memurlar hakkında malûmat edinilmeden hassatan mutalâa varakası tanzimi doğru değildir. Aksi halde Bakanlığa bir memur hakkında mütenakıs malûmat vermek neticesi hasıl olabilir.
18- Memur mutalâa varakalarında gayet bitaraf bir lisan kullanılmalıdır. Teftişin her sahasında olduğu gibi burada da hissiyata yer vermemek lazımdır. Muamelâtı bütün etrafı ile tetkik edilip hakkında kat'i bir kanaat hasıl edilmedikçe bir memur hakkında mutalâa varakası doldurulmamalıdır.
Mutalâa varakalarının bir nüshasını Müfettiş saklamalıdır.